Ortopedi Operasyonları

18.05.2020
43
Ortopedi Operasyonları

Kırık Çıkık Tedavisi Kırık Nedir?

Kırık; kemik dokusunun bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık belirtileri; Ağrı, morarma, çürük, şişlik, Biçim bozukluğu (deformite), simetride bozulma, Hareket edememe, hareket kısıtlanması. Kırıkta ilk yardım nasıl olmalıdır? Kanama varsa kontrol altına alınır, yara varsa kapatılır. Kırığın çevre dokulara zarar vermemesi için ekstremite (kol veya bacak) desteklenir. Hastaneye gidilmesi gerekmektedir. Çıkık Nedir? Çıkık; eklemi oluşturan kemiklerden birinin yerinden ayrılmasıdır. ligament ve kapsül yaralanması gibi ciddi problemler ortaya çıkabilir. Eklem yüzeyleri birbirlerinden tamamen ayrılmış kemik uçları farklı pozisyonlarda kilitlenmiş olabilir. Gelişi hoş bir hareket hem çok güçtür hem de ağrılıdır. Çıkık belirtileri; Biçim bozukluğu, Hareketle artan ağrı, Morarma, şişlik, Hareket kısıtlanması veya kaybı.

Çıkıkta ilk yardım nasıl olmalı?

Hareket etmemesi için desteklenir. Desteklerken kıvrılma varsa ve açılmıyorsa zorlanmaz, bulunduğu halde saptanır. Ağrı kesici verilebilir. Çıkık ve kayma durumlarında fiziki müdahale tedavisi tarafımızdan yapılır. Testler ve Teşhis Fiziksel yaralanmanın incelenmesinin yanında çıkık olan eklemi görmek için aşağıdaki testler de istenebilir: • Röntgen: Eklemdeki çıkık, kemik kırıkları ya da eklemde meydana gelen diğer hasarların ortaya çıkarılmasında kullanılır.

• MR: Çıkık olan eklem çevresindeki yumuşak dokularda meydana gelen hasarları göstermede başarılı bir görüntüleme testidir. Tedavi ve İlaçlar Çıkık için uygulanacak tedavinin türü çıkığın meydana geldiği yer ve yaralanma şiddetine bağlıdır. Tedavi kapsamında aşağıdaki uygulamalar yapılabilir:

• Yerine oturtma: Bu işlem sırasında doktorunuz kemikleri hafif manevralar ile tekrar yerine oturtmaya çalışacaktır. Ağrı ve şişme miktarına bağlı olarak, kemiklerin oturtulmasından önce lokal ya da genel anestezi yapılması gerekebilir.

• Sabitleme: Kemiklerin doğru şekilde yerine oturtulmasından sonra eklem bölgesinin birkaç hafta boyunca bir atel, askı ya da alçı ile hareketsiz kalması gerekir. Sabitleyicinin ne kadar süre boyunca kalacağı çıkığın yerine ve niteliğine bağlıdır.

• Ağrı kesici ilaç: Kemiklerin yerine oturtulmasından sonra ağrı oluşabilir. Eğer ağrılar devam ederse bir ağrı kesici veya kas gevşetici kullanabilirsiniz.

• Ameliyat: Eklem çevresindeki damar veya sinirlerin hasar görmesi ya da kemiklerin yerine oturtulamaması durumunda ameliyat ihtiyacı doğabilir. Özellikle tekrarlayan omuz çıkıkları ameliyatı gerekli kılmaktadır.

• Rehabilitasyon: Atel ve alçı alındıktan sonra ilgili bölgenin eski hareket kabiliyetini kazanması için bir rehabilitasyon ve fizik eğitim ünitesine alınması gerekebilir. Çıkığın niteliğine göre gerekli olabilir ya da olmayabilir.

Kalça çıkıkları gibi çıkıklar için fizik tedaviye birkaç ay devam edilmesi bile gerekebilir. Eğer büyük bir sinir ya da doku hasarı olmayan basit bir çıkık ise ekleminiz büyük ihtimalle daha kısa sürede eski durumuna kavuşacaktır. Ancak eklem bölgesi tam iyileşmeden çalışma veya spor yapmak suretiyle tekrar zorlanırsa tekrar yerinden çıkabilir. Bunu da unutmamak gerekir. Yaşam Tarzı ve Evde Yapılabilecekler Rahatsızlığı daha kolay atlatmak ve çıkığın tedavi sürecini hızlandırmak için aşağıdaki öneriler faydalı olacaktır:

• Çıkık olan ekleminizi dinlendirin. Yaralanmaya neden olan aktiviteyi yapmaktan ve eklem bölgesini zorlamaktan kaçının.

• Buzlu ve sıcak kompres uygulayın. Yaralı eklem üzerine buz koymak iltihap ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Bunu yapmak için buz kalıplarını bir havlu ya da benzeri bir beze sararak ilgili bölgeye 15-20 dakika boyunca uygulayın. İlk iki gün boyunca her iki saatte bir bunu uygulamaya çalışın. İki üç gün içinde ağrı ve iltihaplanma geçtikten sonra yapılacak sıcak uygulama kasların gevşemesine yardımcı olur. Tek seferde en fazla 20 dakika boyunca sıcak uygulama yapınız.

• Ağrı kesici ilaç alınız. İbuprofen, naproksen veya asetaminofen etken maddeli ağrı kesiciler çıkıktan kaynaklanan ağrıları hafifletmede yardımcı olacaktır. Ağrılar geçince ilaçları kesebilirsiniz.

• Eklemlerin ara ara hareket ettirilmesini sağlayın. Eklemlerin hareket kabiliyetini kaybetmemesi ve sertleşmemesi için doktor ya da fizyoterapistin önerdiği şekilde fiziksel hafif egzersizler yapınız. Önleme Çıkıkların meydana gelmesini önlemek için aşağıdaki önlemler alınabilir:

• Düşme vakalarını önlemek için tedbirler alınız. Eğer düşme görmeden kaynaklanıyorsa gözlerinizi düzenli olarak kontrol ettirin. Eğer ilaçlardan kaynaklanıyorsa bunu doktorunuza belirtiniz ve baş dönmesi şeklinde yan etkisi olmayan ilaç yazmasını isteyiniz. Ayrıca evin yeterli derecede ışıklandırılmış olmasını ve potansiyel olarak düşmeye neden olabilecek zemin kayganlığı gibi faktörlerin düzeltildiğinden emin olunuz.

Bu tür düşmeler genellikle yaşlıların başına geldiği için ve kemiklerinin de kırılmaya ve çıkmaya karşı daha hassas olduğu göz önüne alındığında ev ortamının buna göre düzenlenmesi gerekmektedir.

• Temas içeren spor dallarıyla uğraşıyorsanız koruyucu giysiler giyiniz. Çıkıklar yerine oturtulduktan ve tedavi edildikten sonra da ilgili bölge tekrar nüksetmeye meyilli olur. Bunu önlemek için ilgili eklem bölgesini güçlendirme egzersizlerinin yapılması önemlidir.

Protez Cerrahisi

Artroplasti, hastalıklı ve fonksiyonlarını kaybetmiş bir eklemin cerrahi yolla yeniden şekillendirilmesi veya oluşturulmasıyla tekrar iş görebilir hale getirilmesidir.
Bu amaçla yapılan artroplasti cerrahi tipleri şu şekildedir:

Rezeksiyon artroplastisi

Hastalıklı eklem yüzü ya da yüzleri çıkarılır. Sarsak eklem pozisyonunda bırakılır. Örneğin Girdlestone ameliyatında kalça ekleminde Femur başı çıkarılır ve kapsülün iyileşmesiyle aksayarak ta olsa yürüme sağlanabilir ya da Keller ameliyatında Halluks Valgus ya da Halluks Rigidusta birinci falanksın proksimali çıkarılır.

İnterpozisyon artroplastisi

Rezeksiyonla birlikte eklem yüzleri arasına yumuşak bir doku getirilir. Örneğin El bileği kemiklerinden lunatumun avasküler nekrozunda hastalıklı kemik çıkarılır ve yerine palmaris longus tendonu yumak yapılıp yerleştirilir.

Parsiyel endoprotez artroplastisi

Eklemin bir tarafı vücut içerisinde sürekli kalacak şekilde, eklem anatomi ve biyomekaniğine uygun malzemelerden yapılmış endoprotezle değiştirilir. Örneğin yaşlı hastaların Kalça kırıklarında femur üst ucunda kırılan kısım çıkarılır. Bunun yerine Femurun medullasına çimento ile veya çimentosuz protez kısmı yerleştirilir. Aynen femur başı büyüklüğündeki sferik kısmı Kalça eklemine redükte edilir. Böylece yeni oluşturulan eklem üstte kemik asetabulum altta protezli femur başı arasında iş görmeye devam eder.

Total endoprotez artroplastisi

Hastalıklı deforme olmuş eklemin her iki tarafı da değiştirilir. Örneğin Kalça eklemi artrozlarında femur başı çıkarılır. Asetabulum tarafı derinleştirilir ve buraya asetabuler parça yerleştirilir.

Daha sonra femura femoral parça takılır. Femur protez başı asetabuler yuva içine redükte edilir ve Total endoprotezli eklem meydana getirilmiş olur. Bu şekilde total endoprotezler en çok Kalça ve diz ekleminde uygulanmaktadır. Ancak Omuz, dirsek, ayak bileği ve elde de total protezler yapılmaktadır. Ayrıca son yıllarda intervertebral disk protezleri uygulanmaya başlamıştır.

Kinematik total diz protezine ihtiyacı olup olmadığını hasta nasıl anlayabilir?

Bunu anlamak için, hasta kendisine Oxford diz skor testini uygulayabilir.
Bu test ile günlük yaşam işlevlerinde diz sorunu nedeni ile yaşadığı zorlukları puanlanır.
Oxford testi sonucunda toplam 48 puan üzerinden 25 veya daha az puan elde ediliyorsa, hasta diz protezinden fayda görecektir.
Kalça protezi Kalça Protezi ameliyatı ya da kalça artroplastisi, kalçada ağrı ve hareket kısıtlılığı olan kişilerde ağrıda rahatlama sağlar ve kalçaya hareket kazandırır. Kalça eklemini oluşturan kemiklerin yüzeyine örten kıkırdağın aşınması nedeniyle eklemde kireçlenme meydana gelir. Kemiklerin birbirine sürtünmesiyle oluşan hasar kalçada ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olur. Kalça kireçlenmesi olan kişiler için yürümek ya da sandalyeye oturmak kalkmak gibi hareketler ağrılıdır. Her hasta için kalça protezi gerekmeyebilir.

Anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlar bazen ağrını hafiflemesinde etkili olabilir. İlaçların etkili olmadığı durumlarda hasta bir ortopedi doktoru iletişime geçmelidir. Bu ameliyatlar ayrıca kalça kırığı, kalça gelişim bozukluğu ve diğer bazı rahatsızlıkları onarmak için de yapılabilir. Kalça protezi yapılabilecek çoğu kişide şu semptomlar gözlenmektedir: Günlük yaptığı işlerde ve aktiviteler sırasında kalçada meydana gelen şiddetli ağrı Anti-inflamatuar ağrı kesici ilaç kullanmasına rağmen geçmeyen ağrı. Kalça Ekleminin Anatomisi Kalça eklemi bir baş ve yuva kısmından meydan gelir. Baş, yani femurun uç kısmı femoral baş olarak da adlandırılır. Asetabulum adı verilen yuva kısmı, pelvis’in bir parçasıdır. Femoral baş, yuva içerisinde dönerek bacağın ileriye, geriye ve yanlara doğru hareket etmesini sağlar. Kıkırdak adı verilen yapı femoral baş ile asetabulum’u eklem yüzünü kaplayarak kemiklerin kolaylıkla hareket etmesine sağlar. Kıkırdak yapısı bozulduğunda ya da hasar gördüğünde kemikler birbirine sürtünür ve bu ağrıya ve kalça hareketlerinde zorlanmaya ve kısıtlanmaya neden olur. Kalça Ameliyatı Çeşitleri Kalça protez ameliyatlarının en çok yapılan türü Total Kalça Protezi’dir. Bu ameliyat ile kalçada bozulan veya hasar gören kısımlar çıkarılarak yerine yapay implantlar yerleştirilir.

Soket kısmı, kemiğe konulan titanyum metal implant üzerine yerleştirilen polietilen plastik implant veya seramik implant yüzeyden oluşmuştur. Bozulmuş hasar görmüş femoral baş kesilerek femoral kanal içerisine konulan genellikle titanyumdan yapılmış olan femoral stem denilen saplı implant üzerine seramik ya da metal alaşımdan oluşan bir baş takılır. Her hastaya total kalça protezi yapılması gerekmeyebilir. 60 yaşın altındaki aktif kişiler için yüzey değiştirme protezi işlemi yapılabilir. Kalça Protezi’nin Kullanım Süresi Nedir? Yapılan çalışmalar, hastaların %95’inin ameliyattan 10 yıl sonra fonksiyon olarak çok iyi durumda olduklarını göstermektedir. 20 yıl sonundaki başarı oranı %80 ile %85 arasındadır. 2000 yılından itibaren, yeni yüzey materyalleri ve çimentosuz protezler, kalça revizyon cerrahisi ihtiyacını önemli ölçüde düşürmüştür.

Diz Anatomisi

Diz eklemi, vücuttaki en büyük ve en karmaşık eklemdir. Diz, üç kemiğin birbirine bağlanmasıyla meydana gelir: bunlar femur (uyluk kemiği) , tibia (kaval kemiği ) ve patella’dır (diz kapağı).
Denge ve düzgün hareketin sağlanabilmesi için bu kemikler birbirine güçlü bağlarla bağlıdırlar. Kıkırdak dokusu ve menisküs gibi diğer yumuşak dokular kemik uçlarını sararak kemiklerin rahatça hareket etmelerine yardımcı olurlar.
İyi bir diz fonksiyonu elde etmek ve fonksiyonu korumak için kasların fizik tedavi ve doğru egzersizlerle güçlendirilmesi çok önemlidir.

Diz Protezi

Diz protezi ameliyatı ya da diz artroplastisi dizde ileri derecede kireçlenmesi ve eklemde zayıflama şikâyeti olan hastaların ağrılarını azaltmak ve daha iyi hareket alanı sağlamak için uygulanan bir işlemdir. Çoğu vakada, kıkırdak yapısı bozulmuş, eklem yüzeyi aşınmış ve işlev yapamaz durumdadır. Bu durum dizde ağrı ve dengesizliğe neden olur.
Total Diz Protezi, hasar görmüş kıkırdak ve kemik dokusunun çıkartılarak yerine hareket eden fonksiyonel bir implant yerleştirilmesi işlemidir.

Aşağıdaki durumlar görüldüğünde cerrahi işlem gerekebilir:

  • Dizde hareket kısıtlılığı ve şişlik varsa
  • Gün boyunca ve dinlenme esnasında ağrı oluşuyorsa
  • Yürürken, ayağa kalkarken ve merdiven çıkarken zorlanma ve ağrı oluyorsa
  • İlaç tedavisi ve fizik tedavinin başarısız olduğu durumlarda.

Diz Protezi Cerrahi Çeşitleri

Diz eklemindeki hasarın ve kireçlenme tedavisi; dizin durumu, hastanın yaşı ve aktivite düzeyi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. İlk olarak, fizik tedavi, anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlar ve kilo vermek gibi ameliyat dışı yöntemler uygulanır.
Ameliyat gerektiren çoğu hasta, eklemin tamamen değiştirildiği total diz protezine ihtiyaç duymaktadır. Bu durumda, ameliyat sırasında hasarlı kemik uçlarını keserek yerine implant ya da protez yerleştirilir. Böylece kemikler birbiri üzerinde kolayca hareket edebilir. Bu implantlar genellikle metal ve aradaki plastik parçadan oluşmaktadır. Bazı durumlarda, dizin sadece bir kısmında hasar bulunur, bu durumda unıkondiler diz protezi (dizin tek tarafına uygulanan kısmi diz protezi) tavsiye edilebilmektedir.

Diz protezinin ömrü ne kadardır?

Cerrahi teknikler, teknoloji ve materyallerin gelişmesiyle diz protezi ameliyatı en başarılı ortopedik işlemlerden biri haline gelmiştir. Çoğu hastada daha az ağrı, hareketlerde artış ve hayat kalitesinde yükselme görülür. Hastaların %85-90’ında protez fonksiyonlarını 15 ila 20 yıl korumaları öngörülmektedir. Zamanla protezlerin aşınması ve yıpranması ağrı, enfeksiyon ve dengesizliğe neden olabilmektedir. Böyle durumlarda, diz revizyon cerrahisi önerilebilmektedir.
Ameliyat sonrası enfeksiyon oluşması %1-2 oranında görülür. Bazen ameliyattan yıllar sonrada vücuda bakteri girdiğinde diz protezi kendini bu durumdan koruyamaz.

Diz protezi cerrahi operasyonuna hazırlık Cerrahi operasyona karar verdiğinizde, iyileşme sürenizi ve sonuçları iyileştirebilecek belirli adımlar bulunmaktadır. Operasyondan önce ve sonra doktorunuzun talimatlarını uygulamanız çok önemlidir. Total diz protezi operasyonu ortalama 1 saat sürer fakat yaklaşık 2 saat kadar operasyon odasında kalmanız olasıdır. Cerrahi işlem tamamlandıktan sonra hastanede kalma süreniz 1 veya 2 gündür. Ameliyat olduğunuz gün Hemşire ya da fizyoterapistiniz oturup kalkmanıza yardımcı olacaktır Ve yürüteçle ve düz bir bastonla yürümeye ve ardından merdiven çıkmaya başlayabilirler.

Spor Yaralanmaları & Artroskopik Cerrahi Spor yaralanmaları, günümüzde sporcunun bir an önce spora dönebilmesi için, eklemler tam olarak açılmadan kapalı yöntemlerle tedavi edilmektedir. Kameraların ve özel aletlerin kullanıldığı bu yöntemlere artroskopik cerrahi adı verilir. Spor Yaralanmalarının Tanı ve Tedavisi Aşil Tendiniti Diz Ardı Tendiniti Tibial Periostit Zorlanmaya Bağlı Ayak Kırıkları Kas, Tendon ve Ligaman Zayıflığı Spor Travmaları Menisküs Cerrahisi Çapraz Bağ Yaralanmaları Kıkırdak Yaralanmaları Omuz Cerrahisi Artroskopi, bir santimetrelik küçük kesiler kullanılarak, eklemlerin içinin kalem boyunda bir kamera ile görüntülenmesidir. Yetmişli yıllarda sadece teşhis amaçlı kullanılırken, günümüzde gelişen teknoloji ve özel aletler sayesinde hem teşhis hem tedavi için kullanılmaktadır. En sık diz eklemi olmak üzere, omuz, ayak bileği, el bileği, dirsek ve kalça eklemini ilgilendiren hastalıkların tedavisinde yaygın kullanım alanı bulmuştur.

Artroskopi, anestezi altında ve ameliyathane şartlarında yapılır. Tanı amaçlı basit girişimler lokal anestezi altında yapılabilir ancak tedavi amaçlı artroskopiler için bölgesel veya genel anestezi kullanılır. Görüntüyü sağlamak için eklemin içi bir sıvı kullanılarak şişirilir, işlem sonunda bu sıvı boşaltılır. Ameliyat sırasında, eklem içindeki yapılar 4-6 kez büyütülerek görüntü sağlanır, böylece ayrıntılı bir tanı imkânı vardır. Kamera, açık cerrahi sırasında kolay ulaşılamayan bölgeleri de görüntüleyebildiği için eksiksiz bir tanı işlemi yapılabilir. Tanısal inceleme tamamlandıktan sonra, eklem içinde saptanan sorunların tedavisi, yine küçük kesilerden yerleştirilen mekanik, motorlu veya termal enerji (radyofrekans veya lazer) aletleri kullanılarak yapılabilir. Artroskopik cerrahi için en az iki küçük kesi kullanılır, değişik bölgelere ulaşmak için bu kesilerin sayısı artırılabilir.

İşlem süresi 20 dakika ile 2 saat arasında değişmektedir. Bazı durumlarda, artroskopik cerrahi, açık cerrahi ile birlikte uygulanabilir. Bu durumlarda, işlemin eklemi ilgilendiren kısmı artroskopi ile yapılır, eklemin dışındaki bölümü ise açık cerrahi ile gerçekleştirilir. Artroskopik işlemler sonrasında hastanede kalış süresi yapılan işlemin karmaşıklığına göre değişir. Bazı işlemler sonrasında aynı gün taburcu olunabilirken, bazı durumlarda birkaç gün hastanede yatış gerekli olabilir.

Artroskopik cerrahi hangi durumlarda uygulanır?

Artroskopik cerrahi büyük eklemleri ilgilendiren sorunların çoğunun tanı ve tedavisinde kullanım alanı bulmuştur. Diz eklemi Menisküs yırtıklarının onarımı veya çıkartılması, ön ve arka çapraz bağ yırtıklarının tamiri, eklem kıkırdağı sorunlarının düzeltilmesi, eklem içi biyopsiler, kistler ve iyi huylu tümörlerin çıkartılması, romatizmal hastalıklarda eklemi döşeyen sinovya dokusun çıkartılması, eklemi ilgilendiren kırıkların tedavisi, tekrarlayan diz kapağı çıkıklarının tedavisi, travma veya cerrahi sonrası gelişen hareket kısıtlılıklarının açılması, kıkırdak-kemik dokusu nakilleri artroskopik veya artroskopi destekli açık yöntemler ile yapılabilir. Ayak bileği eklemi Kıkırdak ayrılmaları, burkulma sonrası meydana gelen yumuşak doku sıkışmaları, futbolcu ayak bileğindeki kemik çıkıntıların temizlenmesi, eklem içi biyopsiler ve sinovyal zarın çıkartılması, ayak bileği artrodezi (harap olan eklemin hareketsiz ve ağrısız hale getirilmesi), eklemi ilgilendiren bazı kırıklar artroskopi yardımı ile tedavi edilebilir. Ayak bileği çevresi tendonlarına yönelik bazı girişimler de endoskopik olarak yapılabilir. Omuz eklemi Omuzda tekrarlayan çıkıkların tedavisi, omuz çevresi kas sıkışmaları ve kopmalarının tamiri, donmuş omuzda hareket kısıtlılıklarının açılması, serbest cisimlerin çıkartılması, eklem içi kıkırdak ve biseps kirişi sorunlarının tedavisi, sinovyal dokuların temizlenmesi artroskopik olarak yapılabilir. Diğer eklemler Dirsek, el bileği, kalça gibi eklemlerin hastalıklarının tanı ve tedavisinde artroskopi her geçen gün daha fazla kullanın alanı bulmaktadır. Açık cerrahiye göre artroskopik cerrahinin üstünlükleri nelerdir? Açık cerrahi sırasında ekleme ulaşmak için sağlam dokuların kesilmesi gerekir. Buna karşın artroskopi işlemi sağlam dokulara zarar vermeyecek şekilde çok küçük kesilerden yapıldığı için, ameliyat sonrası ağrı açık cerrahiye göre çok daha azdır. Eklemde enfeksiyon ve hareket kısıtlılığı oluşma riski çok daha düşüktür. Hastanede kalış, günlük yaşam aktiviteleri ve spora dönüş süresi çok daha kısadır. Cerrahiden hemen sonra rehabilitasyon programına başlanabilir.

Artroskopik cerrahinin komplikasyonları nelerdir?

Bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi artroskopik cerrahinin de komplikasyonları olabilir. Eklemde iğne ile boşaltmayı gerektirecek şişlik ve hemartroz (kan birikmesi), enfeksiyon, derin ven trombozu (toplar damarlarda kan pıhtısı oluşması), yara iyileşmesi sorunları, damar ve sinir yaralanmaları, kullanılan aletlerin eklem içinde kırılması, teknik nedenlerle açık cerrahiye geçilmesi gibi komplikasyonlar görülebilir. Ancak bu komplikasyonların görülme riski çok düşüktür ve binde bir ile yüzde dört arasında değişir. Uygulanacak anestezi yönteminin de kendine özgü komplikasyonları olabilir.

Kalça Çıkıkları Kalça çıkığı femur başındaki topuzun leğen kemiğinde yer alan soketten çıkması sonucu oluşur. Yetişkinlerde kalça çıkıklığı kişinin bacak boyunun bir miktar kısalığı anlamına gelir. Çıkıkların %90’ı arkaya doğru çıkıklardır. Bu durumda çıkık bacak kısalmış ve içe doğru dönüktür. Nadiren kalça alınan travmanın yönüne bağlı olarak öne doğru çıkar. Bu durumda bacak uzar ve dışa doğru dönüktür. Kalça çıkığı çok ağrılıdır. Sinir yaralanması eşlik ediyorsa ayak oynamaz ve his kaybı mevcuttur. Kalça çıkıklığı nedenleri doğumsal ve travma sonucu olarak ikiye ayrılmaktadır

Doğumsal Kalça Çıkığı Ortopedik cerrahinin en ciddi hastalıklarındandır, kalça eklemindeki top (femur başı) ile yuva (asetabulum) ilişkisinin değişik derecelerde bozulmasıdır. Doğuştan kalça çıkığı daha çok kızlarda olur. Bazı bölgelerde daha sık görülür, kundak kullanımı görülme sıklığını artırmaktadır. İlerleyen yaşlarda büyük sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir. Kalça çıkıklığının nedenleri arasında genetik faktörler, ailenin sahip olduğu ilk çocuk olmak, kız çocuk olmak, bebeğin doğum kilosunun fazla olması, annenin gebelikte artan bazı hormonları, sezaryen doğum, normal doğumda bebeğin ters gelmesi ve bebeğin kundaklanmasının yer almaktadır. Bu nedenlerden dolayı oluşan kalça çıkıklıkları ileri yaşlarda kişilerin sorun yaşamakta ve uzmana başvurma ihtiyacını doğurmaktadır. Bu sorunu yaşayan kişiler belli bir döneme kadar günlük aktivitelerini rahatlıkla gerçekleştirebiliyor ve hatta spor bile yapabiliyorlar. Zamanla ağrılarla kendini gösterip hareket kısıtlanması yaşatan bu problem tedavi edilmezse hayatı olumsuz etkiliyor. Gelişen tıp teknolojileri ve artan tıbbi tecrübelerle bu hastalara daha erken dönemlerde müdahele ediliyor, günlük yaşantılarını sorunsuz yaşamaları sağlanıyor.

Erişkin Kalça Çıkığı Erişkinlerde doğumsal olmayan kalça çıkıkları, travmaya bağlı olarak (düşme, trafik kazası, vb.) gelişmektedir. Motorlu araç kazaları en sık sebeptir. Özellikle emniyet kemerinin takılmaması riski çok arttırmaktadır. Yüksekten düşmeler, endüstriyel kazalar diğer sebeplerdir. Bu yaralanmalarda eşlik eden diğer organ yaralanmaları da sıktır. Doğru tanı ve tedavi gerçekleştirilmezse ağrılara ve hatta zamanla kireçlenmelere neden olmaktadır.

Tedavi eğer hasta ek bir probleme sahip değilse, genel anestezi veya sedasyon altında özel manipülasyonlarla yerine oturtulur. Kalça çıkıklığı sorunu yaşayan hastalar uzman doktor tarafından öncelikle muayene ediliyor ve gerekli tetkikleri yapılıyor. Bunların neticesinde hastalara gereken tedavi yöntemleri belirleniyor. Görüntüleri incelenen hastaların bacak boyları ölçülüyor. Tedavi seçenekleri, sonuçları ve durumu hakkında ayrıntılı bilgi veriliyor. Bu seçenekler; ameliyatsız ayakkabı tedavisi, bacak uzatma ile kısalığı giderme, eklem protezi ile kalça eklemini yerine koyarak bacak boyunu eşitleme tedavileridir.

Pes Ekinovarus (Çarpık Ayak Tedavisi) Çarpık Ayak Pes ekinovarus kolayca tanı konan bir ayak şekil bozukluğudur. Ayak bileği normal pozisyona zor gelir, ayak sırtı öne doğru ve parmaklar içe basar pozisyondadır. Her bin canlı doğumda 1-2 düzeyinde görüldüğü bildirilmektedir. Çarpık Ayak Pes ekinovarus Tanısı 16. Haftadan sonra detaylı ultrasonografi taraması sırasında konabilir ama çoğunlukla doğumdan sonra fark edilir. Topuk üstünde ve ayak tabanı iç kısmının ortasında, hastalığın şiddeti ile çoğu zaman doğru orantılı oluk şeklinde cilt çizgileri bulunur. Topuk ufaktır, yoklandığında zorlukla hissedilir. Ayak normalden daha ufaktır, ancak çift taraflı olgularda bu durum göze çarpmaz. Tek taraflı olgularda etkilenmiş bacak, diğer tarafa oranla daha incedir, ancak bacak boyları eşittir. Ayağın iç, arka ve taban kısmındaki bağlar, kirişler ve kapsüller kısalmış ve sertleşmiştir. Ayak kemikleri ayağın şekline uyum göstererek deforme olmuşlardır. Çarpık Ayak Pes ekinovarus tedavisi geciktikçe kemiklerdeki şekil bozukluğu artar. En büyük deformasyon aşık kemiğinde (Talus) görülür. Ayağı dışa çeviren kaslarda nispeten güçsüzlük vardır.

Ayağı besleyen damarlar da daha ufak çaplıdır. Tedavi edilmemiş PEV olguları en önemli ortopedik sakatlık sebeplerindendir. Ülkemizde bilinen bir sıklık çalışması yoktur. İster hamilelik esnasında ister doğumdan sonra tanısı konsun, bebek derhal pediatrik ortopedist tarafından değerlendirilerek çarpık ayak pes ekinovarus tedavisine başlanmalıdır. Pes Ekinovarus Deformitesi (Çarpık ayak) Tedavi Yöntemleri Çarpık Ayak Tedavisi Ponseti Yöntemi: Dr. Ignacio Ponseti 1950’lerde kendi adıyla anılan tedavi yöntemini geliştirmesine öncülük eden çalışmaları pes ekinovarus’ un ameliyatla tedavisinin sonuçlarını araştırması ile başladı. Pes Ekinovus ameliyatlarının yetişkinlikte birçok soruna yol açması ve genellikle başka çarpık ayak ameliyatları gerektirmesi sonucunu gösterdi. Bunun üzerine Dr. Ponseti bebek ayağının anatomisini ve fonksiyonunu inceleyerek neden daha önceki alçılama metodlarının işe yaramadığını keşfetti ve ayağı farklı bir şekilde manipüle etmeye başladı. Ponseti yöntemi çarpık ayak tedavisi, normal anatomik ilişkisini kaybetmiş ayak kemiklerinin, doğru yönde uygulanan kuvvetler eşliğinde manipülasyonu ve seri alçılama ile ayağın düzeltilmesidir. Yenidoğan ve bebeklik döneminde ayağı oluşturan kemiklerin büyük bir kısmı kıkırdak yapıda olduğu için etkilenen ve şekilleri bozulan ayak kemikleri, alçılamalar sırasında doğuştan çarpık ayak pes ekinovarus sorunu olan bebekler de pes ekinavus tedavisi sonrasında normal görünümlerini tekrar kazanabilirler. Çarpık Ayak tedavisi ( pes ekinovarus tedavisi ) için yapılan işlemler belli bir sıra ile (Ponseti yöntemi) ayağın arka, iç ve taban kısmında kısalmış olan yumuşak dokuları (bağ, kapsül, kiriş) esnetmek amacıyla yapılan pasif germelerdir. Manüplasyonla belli bir dereceye kadar esnetilerek düzeltilmiş ayağın bu düzelmiş hali alçı ile korunur.

Kısalmış olup da esnetilmeye çalışılan yumuşak dokulardaki kollajen, zamanla akordeon gibi açılarak uzar ve bir sonraki alçıda ayağın bir miktar daha düzelmesine imkân verir. Bu şekilde haftada bir değiştirmek suretiyle hastalığın ağırlık derecesine göre 5-9 kez alçı yapılır. Tüm alçılar diz üstü olmalıdır. Azami 9 haftanın bitiminde topuk ayak tabanı seviyesine inmemiş ise, genel anestezi altında topuğun normal konumuna inmesini engelleyen Aşil tendonu minik bir cerrahi işlemle kesilir (perkütan Aşilotomi). Bu işlem olguların %85-90 gibi büyük bir çoğunluğunda gerekir. Pes Ekinıvarus tedavi sürecinde bu işlemi takiben 3 haftalık son alçı uygulanır. Bu süre içinde kesilen Aşil tendon rejenere (yeniden oluşum) olur. Perkütan Aşilotomi sonrası uygulanan alçının çıkarılmasını takiben hasta çarpık ayak ponseti cihazı olarak adlandırılan özel bir cihaz kullanmaya başlar. Bu cihaz özel bir çift ortopedik bot ve Dennis Brown barından oluşur. Botlar arası mesafe omuz mesafesi kadardır. Etkilenmiş ayak 70 derece dış rotasyonda, tek taraflı olgularda normal ayak 40 derece dış rotasyonda pozisyon verilir. Her iki ayak 10-15 derece dorsifleksiyonda (yukarı kıvrık) tutulur. Çarpık Ayak 3 ay süre ile 24 saat kullanılan cihaz daha sonra öğle uykularında ve gece kullanılmak üzere 2-4 yaşına kadar kullanılır.

Bu tedavinin en önemli bölümünü oluşturur. Eğer ebeveynler cihazı kullanmazlar ise ayak bozulmaya başlayarak tedavide başarısızlıklar meydana gelir. İlk bir yaş içinde görülen yinelemelerin tedavisi yine alçılamadır. Yürümeyle birlikte normal ayakkabıya geçilir. Doğuştan çarpık ayaklı (Pes ekinovaruslu) çocukların ebeveynleri, bebeklerinin ayakları uzman kişiler tarafından tedavi edilmeleri halinde, eğer başka bir sorun yok ise, tamamen normal görünümde ve normal fonksiyonlarını yerine getiren, özel ayakkabı kullanma ihtiyacı olmayan, ağrısız ayaklara sahip olacakları konusunda emin olabilirler. İyi tedavi edilmiş yumru ayak (çarpık ayak) engel değildir ve tamamen normal, aktif bir hayat sürdürebilir. Tedavi başarı oranı %95′tir. Pes Ekinovarus Deformitesi (Çarpık ayak) Birlikte Görüldüğü Durumlar Çarpık ayak nedenleri arasında çok çeşitli hastalıklar yer alır. Bunlar arasında en sık rastlanılanları kas ve sinirleri ilgilendiren rahatsızlıklardır (serebral palzi, spinal disrafizm, artrogipozis). Ayrıca çarpık ayak belli bir sendroma da dahil olabilir (Diastrofik Cücelik, Freeman-Shelton Sendromu). Çarpık ayak ile Gelişimsel Kalça Displazisi sık olarak birlikte görüldüğünden, kalça ultrasonografisi gerekir.