Diş Tedavisi

Diş Tedavisi

o İmplant Diş Tedavisi

İMPLANT DİŞ TEDAVİSİ (Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla, genellikle titanyum veya titanyum bileşiklerinden hazırlanan yapay diş kökleridir. Titanyum vücut dokuları ile etkileşime girmediği ve kuvvetlere karşı dirençli bir materyal olduğu için implant malzemesi olarak tercih edilir. İmplantlar daha önceden kaybedilmiş dişlerin oluşturduğu boşluklara ya da ciddi bir enfeksiyon yoksa hemen çekim sonrası diş yuvasına yerleştirilebilir. İmplant uygulamasının asıl amacı, üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır. İmplantlar, sabit ya da hareketli protezler yapmak amacı ile kemiğin yeterli ve uygun olduğu durumlarda basit bir operasyonla çene kemiğine yerleştirilirler. Eğer kemik miktarı ve yoğunluğu istenilen seviyede değilse implant uygulamasından önce kemik oluşturmaya yönelik işlemler yapılması gerekebilir.)

o Lazer Diş Tedavisi

LAZER DİŞ TEDAVİSİ (1960 senesinden bu yana tıp uygulamaları için kullanılan lazer teknolojisi her geçen gün gelişmeyi sürdürmektedir. Diş hekimliği de son yıllarda lazer teknolojisinden farklı pek çok alanda yararlanmaktadır. Lazerle diş beyazlatma en çok tercih edilen uygulama olarak öne çıkarken aynı zamanda dişeti tedavisi ve diş kemiği ve diş doku operasyonlarında da lazer güvenle kullanılmaktadır. Lazerle diş tedavisinin sağladığı avantajlar arasında cerrahi operasyonlara oranla daha az ağrılı olması ve daha az şişliğin oluşmasıdır. Yine lazerle yapılan operasyonlarda iyileşme daha hızlıdır. Lazerle diş tedavisi ile iyileşme süreci kısaldığı için tedavi hem daha hızlı hem de daha etkili bir şekilde yapılmış olur.

Lazerle Diş Tedavisi Hangi Diş Hastalıkları İçin Uygulanabilir?

Gingivoplasti ve Gingivektomi: Diş eti görünümünün yetersiz olduğu ve estetik protez uygulamalarında gerek dişetinin şeklinin düzeltilmesi gerekse de boyunun ayarlanması gibi işlemlerin yapılması zorunlu bir hal alabilir. Yapılması gereken bu işlemlerin lazer teknolojisinin kullanılması hem kanama oluşmaması hem de iyileşme süresinin kısaltılması gibi yararlar sağlar. Bu sayede diğer tamamlayıcı işlemlerin geçiş süresini de kısaltır. Küretaj: Diş eti için derinlemesine temizlik yapılması için lazerin kullanılması durumunda anestezi yapılmasına gerek kalmaz ve iyileşme süresi çok daha kısadır. Dişeti Yüzeyinde Meydana Gelen Renk Farklılıklarının Tedavisi: Dişeti yüzeyinde farklı nedenlere bağlı olarak meydana gelen renk farklılıkları cerrahi yöntemler ile kesilerek çıkarılırken lazerle yapılan tedavilerde kesi yapılmadığı için daha konforlu bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Lazer İle Uçuk ve Aft Tedavisi: Uçuk ve aft için şu ana kadar kesin bir tedavi bulunmamakla beraber halen yapılan tedavilerin ana amacı hastanın ağrısını azaltmaya yöneliktir. Lazerle aft tedavisi ise hem iyileşme süresini büyük bir oranda azaltmakta hem de aftın tekrarlama riskini düşürmektedir. Lazerle Diş Beyazlatma: Sadece tek seans sonucunda bile etkili sonuçların alınmasını sağlar. Lazerle Diş Hassasiyeti Tedavisi: Farklı pek çok nedene bağlı olarak gelişebilen diş hassasiyeti lazerle dentin kanallarının kapatılması sonucunda kolay bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Lazerle Biostimülasyon: Lazer enerjisi düşük dozlar ile verilerek yapılan tedavinin ardından hastanın duyduğu ağrı hissi hafifletilmekte ve iyileşme süreci hızlandırılmaktadır. Diş Çürüğünün Lazerle Temizlenmesi: Sement, dentin ya da diş minesi üzerinde oluşan çürükler lazer teknolojisi sayesinde anestezi uygulanmadan çok daha kolay bir şekilde temizlenebilir. Lazerle Kanal Tedavisi: Dişin kanallarının temizlenmesi için lazer teknolojisinden yararlanılır. Yapılan istatistiksel çalışmalar sonucunda lazerle yapılan kanal tedavilerinin daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır.)

o Kanal Tedavisi

KANAL TEDAVİSİ (Kanal tedavisi dişin canlı dokusunun dişten uzaklaştırılması ve boşalan kısmın doldurulması işlemidir. Dişlerin çok derin çürüklerinde yada dişin canlılığını yitirdiği durumlarda bu tedavi uygulanır. Kanal tedavisi pek çok hastaya ürkütücü gelmektedir ancak his olarak normal bir dolgudan farkı yoktur. Ağrı hissedilmemektedir. Çok iyi kanal tedavisi ile çekimi düşünülebilecek dişler çok uzun yıllar ağızda kalabilmektedir. Genellikle derin çürüklerde gece ağrısı olmuş ise sıcakla başlayan ağrı var ise ve soğuk ağrıyı rahatlatıyor ise kanal tedavisi olma olasılığı çok yüksektir.)

o Diş Protezi

/** DİŞ PROTEZİ (Farklı nedenlere bağlı olarak kaybedilen dişlerin ve meydana gelen estetik bozuklukların giderilmesi için kullanılan yapay uygulamaların tümü protez olarak kabul edilmektedir. Dişeti hastalıklarının zamanında tedavi edilmemesi sonucu sağlam dişler bile kaybedilebilirken aynı zamanda tedavi edilmeyen diş çürükleri de kayıplara neden olmaktadır. Bunlara ek olarak yaşanan bazı kazalarda dişlerin kırılması ya da tamamen kaybedilmesi ile sonuçlanabilmektedir. Kaybedilen bu dişlerin yerine ise hem fonksiyonel olarak bu dişlerin yerini görebilecek hem de estetik açıdan başarılı görsel sonuçlar verecek protez uygulamalarının yapılması gerekir. Diş Protezi Neden Yapılır? Protezin yapılmasının en önemli amacı hastanın kayıp diş nedeni ile yaşadığı fonksiyonel kayıpların tedavi edilmesidir. Buna ek olarak kayıp diş nedeni ile yaşanan konuşma bozuklukları ve estetik sorunlarda diş protezi ile tedavi edilir. Yani diş protezi tedavisi ile hem ağız sağlığı geri kazanılmakta hem de estetik olarak çok daha etkileyici bir görünüm kazanılmaktadır. Özellikle de gülüş esnasında görülen bölgede yaşanan diş kayıpları kişinin kendisini çok daha kötü hissetmesine ve gülerken ya da konuşurken bile özgüven sorunları yaşamasına neden olur. Yapılan diş protezleri bu sayede kişilere sağlıklarını ve aynı zamanda özgüvenlerini geri kazandırmaktadır.)

o Dişeti Hastalıkları – Peridontoloji

DİŞETİ HASTALIKLARI (Dişeti Hastalıklarının Tedavisi ve Dişeti Cerrahisi: Tüketilen yiyecekler ve içeceklerin ardından ağızda bakteri birikmeye başlar. Biriken bu bakteriler zamanla diş yüzeyine yapışır ve buna bağlı olarak saydam, yapışkan bir tabaka oluşmasına neden olur. Oluşan bu bakteri plağı dişeti hastalıklarının oluşmasının en önemli nedenidir. Tırnağınız ile diş yüzeyinizi kazımanız halinde sizde biriken bu bakteri plağını fark etmeniz mümkündür. Diş yüzeyinde oluşan bu plak tabakasının kazınan bir miligramlık bölümünde ortalama 200 – 500 milyon bakteri bulunduğu bilinmektedir. Dişeti Sağlığı Neden Bozulur? Sigara Tiryakiliği: Yapılan araştırmalar sonucunda artık kesin olarak kalp hastalıkları ve akciğer kanseri gibi kanser türlerinde önemli bir faktör olduğu kanıtlanan sigara aynı zamanda ağız ve diş sağlığı üzerinde de olumsuz etkilere sahiptir. Ağız içi mukozasının zarar görmesine neden olurken dişetlerini de zarar görmesine ve yumuşamasına sebebiyet verir. Genetik Faktörler: Dişeti hastalığı için yapılan araştırmalar sonucunda her 100 kişiden 30’unda genetik faktörlere bağlı olarak diş hastalığı geliştiği belirlenmiştir. Ailesinde dişeti hastalıkları olan kişilerin bu nedenle ağız ve diş bakımına daha fazla özen göstermeleri ve düzenli diş hekimi kontrolünden geçirilmeleri önemlidir. Diş Gıcırdatmak / Diş Sıkmak: Dişleri sıkmak ya da diş gıcırdatmak dokuların zarar görmesine neden olurken aynı zamanda dişeti hastalıklarının oluşmasına neden olur. Bu nedenle özel olarak hazırlanan gece plakları kullanılmalıdır. Hatalı Yapılan Köprü, Dolgu ve Kuronlar: Hatalı olarak yapılan ve diş etine düzgün olarak oturtulamayan kuron, köprü ve diş dolgusu gibi uygulamalar dişetine baskı yaparak dişeti hastalıkları oluşmasına neden olur. Stres: Yapılan araştırmalar bugün kanser türlerinin pek çoğunda birincil neden olarak gösterilen stresin aynı zamanda dişeti hastalıklarının oluşmasına da neden olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda stres vücutta oluşan enfeksiyonlar ile mücadeleyi de olumsuz olarak etkilemektedir. Kullanılan İlaçlar: Kalp ilaçları, doğum kontrol hapları ve anti depresan ilaçların içerisinde bulunan etken maddelerin bazıları ağız sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilmektedir. Bu tür ilaçları kullanan kişilerin olumsuz olarak etkilenmemesi için hem diş hekimlerini konu hakkında bilgilendirmeleri hem de diş bakımlarına ekstra özen göstermeleri gerekmektedir. Şeker Hastalığı: Diabet hastalığı başlı başına dişeti hastalıkları için büyük bir risk teşkil etmektedir. Bu nedenle şeker hastası olan kişilerin mutlaka periodontolog tarafından takip edilmesi ve ağız hijyenleri konusunda özel bir dikkat göstermeleri gerekmektedir. Hormon Değişimleri: Menopoz, gebelik ve adet dönemleri gibi zamanlarda yaşanan hormonal değişimlere bağlı olarak dişeti hastalığı için daha yatkın olunur. Bu nedenle bu tip dönemlerde hem dişeti sağlığı sıklıkla kontrol edilmeli hem de ağız bakımı daha özenli bir şekilde yapılmalıdır. Sağlıklı Beslenmemek: Yetersiz beslenmek ya da sağlıksız yiyecekleri aşırı derecede tüketmek ne yazık ki bağışıklık sistemini zayıflatır ve buna bağlı olarak dişeti enfeksiyonları gibi pek çok enfeksiyon için vücudu savunmasız bırakır. Sağlıklı Dişetleri İçin Neler Yapmamız Gerekir? - Dişlerinizi her gün düzenli olarak doğru teknikler ile fırçalayın. - Sağlıklı ve dengeli beslenin, diş yüzeyine yapışan gıdaları tercih etmeyin. - Aynı sene içerisinde asgari 2 kere hiçbir şikâyetiniz olmasa dahi diş hekiminizi ziyaret edin. - Diştaşı temizliğinizi düzenli olarak yaptırın.

Dişeti Hastalıkları Nelerdir?

Gingivitis: Dişeti hastalıkları arasında en sık rastlanılanı ve en kolay tedavi edilenidir. Dişetinin yüzeyinde şişliklerin ve kızarıklıkların oluşmasına neden olur. Bu tip dişetleri çok sık kanar. Ağız bakımına çok fazla dikkat etmeyen kişilerin fark etmesi zordur. Diş hekimi tarafından yapılacak profesyonel bir müdahale ve kişinin ağız hijyenine daha fazla özen göstermesi halinde dişeti sağlığı tekrar sağlanabilir. Agresif Periodontitis: Dışarıdan bakıldığında çok büyük bir sorun olduğu anlaşılmaz ancak hastalık ciddi sorunlara yol açabilecek şekilde hızla ilerler ve son derece saldırgan bir tutum izler. Tek başına dişeti tedavisi yetersiz kalarak antibiyotik kullanımı ile desteklenmesi gerekebilir. Sistematik Hastalıklar Sonucu Oluşan Periodontitis: Şeker hastalığı gibi sistematik hastalıklar sonucunda daha sıklıkla gençler arasında görülür. NekrotizanPeriodontitis: Dişin etrafını çevreleyen kemik dokusunun, diş ve kemik arasında yer alan lifler ile dişeti dokusunun üzerinde nekrotizan karaktere sahip itihaplar oluşabilir. AIDS virüsü taşıyan, yetersiz beslenen ve bağışıklık sisteminin baskılandığı kişilerde daha sık görülür. Kronik Periodontitis: Diş ve dişetinin arasında yer alan dokunun iltihaba bağlı olarak kaybedildiği ciddi bir hastalıktır. Görülen Periodontitis türleri arasında en yaygın olanlardan biridir. Yetişkinlerde daha sık görülmekle beraber her yaş grubunda görülme riski de bulunmaktadır. Diş ve dişetinin arasında yer alan dokunun erime hızı yavaştır ancak ataklar esnasında artış görülebilir Dişeti hastalığının tedavisi için yapılması gereken ilk işlem diş ile dişeti arasında oluşan boşluğun özel yöntemler kullanılarak ölçümlenmesidir. Oluşan boşluğun miktarı ve derinliği tedavinin planlamasındaki en önemli veridir. Ceplerin büyüklüğü dişeti hastalıklarının tetiklenmesine neden olacağı için öncelikle bu ceplerin mümkün olduğunca küçültülmesine çalışılır. Dişeti hastalığı seviyesine göre uygulanabilecek tedavi yöntemleri ise şunlardır: Diş Taşlarının Daha Sık Temizlenmesi: Dişeti hastalığı olan kişilerde normalde yılda 2 kere yapılması gereken diş taşı temizliği daha sık aralıklarla yapılmalıdır. Bu kontrol sayısını diş hekiminin kendisi hastalığın seviyesine bağlı olarak belirlenecektir. Oluşan ceplerin içerisinde yoğun miktarda bakteri plağı birikimi oluşur ve bu birikim yaklaşık 3 ay sonra diş kemiklerine zarar verebilecek kadar artmış olur. Yapılacak olan diş taşı temizliği ile bu birikim engellenerek diş kemiğinin korunması sağlanmalıdır. Kök Yüzeyinin Düzleştirilmesi: Kök yüzeyi düzleştirmesi halk arasında küretaj olarak bilinmektedir. Bu işlem ile kök yüzeyine tutunmayı başaran eklentilerin sağlıklı kök yüzeyleri açığa çıkarılır ve bu sayede dişetinin tekrar diş yüzeyine başarılı bir şekilde tutunması sağlanır. Gingivoplasti: Dişeti büyümesi kalıtımsal olarak gerçekleşebileceği gibi aynı zamanda kullanılan ilaçlara ya da oluşan iltihaplara bağlı olarak ta meydana gelebilmektedir. Dişetinin büyümesi ile beraber kemik erimesi oluşmadıysa ya da bu bölgede yeni bir kemik eklentisini yapmayı zorunlu kılacak kadar büyük bir kayıp yoksa büyüyen dişeti yumuşak doku duvarının kesilerek çıkarılması mümkündür. Yapılan bu müdahaleye gingivektomi adı verilirken bu operasyonun ardından dişetinin düzeltilmesi için yapılan ikincil müdahale ise gingivoplasti adı verilmektedir. Flap Operasyonu: Oluşan ceplerin kök yüzeyi düzleştirilmesi ya da küretaj yöntemleri kullanılmasına rağmen tedavi edilemiyorsa bu durumda cebi meydana getiren dişetinin cerrahi bir müdahale çıkarılması gerekir. Cebin çok derin olarak gelişmesi halinde dişeti bir bütün olarak kaldırılır ve kök yüzeyi düzleştirildikten sonra dikiş kullanılarak kapatılır. Operasyonun yapılacağı bölgede ciddi kemik kayıpları meydana geldiyse gerekli olan kemik takviyesi de cerrahi müdahale ile kemik parçacıkları ile bu bölgenin desteklenmesine çalışılır. Kuron Boyunun Uzatılması: Dişlerin görüntü olarak dişeti seviyesini aştığı durumlarda bu yüzeyi aşan dişetlerinin temizlenmesi için yapılan son derece basit bir müdahaledir. Dişlerinin boylarının fazla kısalması ya da çürüğün dişeti seviyesinin altına kadar inmesi halinde dişeti sağlığının tekrar kazanılması için dişeti seviyesi dişin kök kısmına kadar uzatılır. Doku Greftleri: Sert doku greftleri ve yumuşak doku greftleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sert doku greflerinin tedavisinde kemik kaybının telafisi için bu bölgeye kemik tozundan yararlanılarak kemik yapılmasına sağlanır. Yumuşat doku greftleri tedavisinde ise çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelen dişeti çekilmesinin ağız içerisinden alınan bir doku ile kapatılması sağlanır.)

o Ortodonti

ORTODONTİ (Ortodonti, dişler ve çenelerin estetik ve fonksiyonunu ideale ulaştırarak bireyin yaşam kalitesini yükseltmesine katkıda bulunan bilim dalıdır. Hangi yaşta olursa olsun, tedavi edilmeyen ortodontik problem daha da kötüleşir. Zaman geçtikçe, çapraşıklık nedeniyle dişlerin yeterince temiz tutulamaması sonucu oluşan çürük ve diş eti hastalıkları, diş kayıplarına sebep olabilir. Bunların yanında bozuk kapanışlar diş yüzeylerinin anormal aşınmasına, çiğneme ve konuşmada zorluklara ve destek kemik ve diş eti dokularının hasarına yol açabilmektedirler. Ortodonti, dişlerinizin sağlığı ile beraber, gülümsemenizin de düzelmesini ve daha iyi olmasını sağlayan bir bilim dalıdır. Her bireyin kapanış bozuklukları ve tedaviden beklentileri bir başkasından farklı olduğundan, ortodontistiniz gereken düzeltimi dikkatlice analiz ettikten sonra en iyi tedavi yöntemini size önerecektir.)

o Kuron ve Köprü

/** KURON VE KÖPRÜ (Köprü ve Kuron Protezler Nedir? Kuron: Dişin çürümesi, kırılması ya da başka sebeplere olarak diş yüzeyinde büyük oranda kayıpların yaşanması sonucu dişin küçültülerek kaplanması yolu ile gerçekleştirilen diş tedavisidir. Köprü: Birden fazla dişin ya da tek bir dişin kaybedilmesi durumunda bu dişe komşu olan dişlerin küçültülerek destek olarak kullanılması sonucu gerçekleştirilen yapay diş oluşturma tedavisidir. Farklı nedenlere bağlı olarak yaşanan diş kayıpları sonucu kayıp dişin yanında bulunan dişlerde bu eksik olan dişe doğru kayma başlar. Yaşanan bu olay sonucunda sağlam olan dişlerde dişeti hastalıkları, kemik kayıpları ve çiğneme zorlukları gibi rahatsızlıklar meydana gelir. Yaşanan bu sorunlar kısa sürede tedavi edilmezse sağlam dişlerin de kaybedilme riski arttırılmış olur. Metal Destek Alınarak Oluşturulan Köprü ve Kuronlar: İçerisinde standart metal ya da daha değerli metallerin kullanılarak oluşturulan köprü ve kuronlardır. Bu metaller arasında altın, dişetine olan uyumu ile diş hekimlerinin en çok tercih ettiği metal olarak öne çıkar. Hem dişe olan uyumun daha iyi sağlanması hem de dişeti ile olan uyumun yakalanması sonucu değerli metaller kullanılarak yapılan kuron ve köprülerden çok daha başarılı sonuçlar elde edilir. Full Porselen (Metal Desteksiz) Kuronlar: Güçlendirilen porselen kullanılarak yapılmaktadır. Kuronların dış görünümlerini etkileyen farklı pek çok faktör bulunmakla beraber ışık geçirgenliği bu konudaki en önemli faktördür. Ağzımızda yer alan gerçek dişlerimiz ışığı geçirdiği için dişte canlılık ve derinlik oluşur. Full porselen olarak hazırlanan diş kuronları da ışık geçirme özelliğine sahip olduğu için doğal diş görünümüne en yakın sonucu vermektedir. Metal Destek Kullanılmayan IPS Köprü: Güçlendirilen porselenin IPS adı verilen özel bir cihaz ile sıkılaştırılması sonucu elde edilmektedir. Işığı çok üst düzeyde geçirdiği için ön dişlerde çok daha fazla tercih edilir. Arka dişlerde ise çiğneme sonucu açığa çıkan yoğun basınca karşı direnci düşük olduğu için kullanılmaması önerilir. Metal Destek Kullanılmayan Zirkonyum Temelli Köprüler: Oluşturulan bu yöntem ile metal kullanılmamakla beraber bunun yerine kendi doğal rengi beyaz olan zirkonyum isimli özel bir alaşım tercih edilir. Bu yöntemi tercih edilir kılan en büyük özelliği ise yüksek olan sağlamlığı sayesinde arka dişlerde de başarılı bir şekilde kullanılabilmesidir.

Metal Desteksiz Kuronların Özellikleri Nelerdir?

- Metal porselenlerde oluşan yapay görünüm ve donukluk ışığı geçirdiği için full porselen diş kuronlarında yoktur, doğal bir görünüme sahiptir. - Fotoğraf makinası flaşı gibi bazı ışıklarda metal destekli kuronlar koyu bir renk boşluğu oluşmasına neden olurken metal desteksiz kuronlarda ışığı geçirme özelliği nedeni ile böyle bir görünüm oluşmaz. - Metal destekli porselenlerde yapıştırma sadece mekanik olarak yapılırken full porselen kuronlarda ise hem mekanik hem de kimyasal yöntemler kullanılarak yapıştırılır. Bu nedenle çok daha sağlamdır. - Metal destekli olan kuronlarda dişeti çizgisinde koyu renkli bir çizgi oluşur. Full porselen kuronlarda ise böyle bir çizgi oluşmadığı için görünüm çok daha şıktır. - Full porselende metal kullanılmadığı için alerjik reaksiyon görülme riski düşüktür.

o Çürük Tedavisi ve Estetik Dolgu

ÇÜRÜK TEDAVİSİ VE ESTETİK DOLGU (Diş Çürüğü Ne Anlama Gelir? Zamanla ağız içerisinde biriken bakteriler ve bu bakteriler tarafından salgılanan dextran bir süre sonra dişlerin yüzeyini kaplayan bakteri plağı oluşur. Bu plak ise özellikle de şeker ve un başta olmak üzere tüketilen yiyeceklerin ağızda kalan artık kısımlarından yoğun asit oluşumuna neden olur. Açığa çıkan bu yoğun asit ise zamanla diş minesinin aşınmasına, ilerleyen zamanlarda ise koyu bir renk alarak kırılarak kopmasına neden olur. Oluşan bu hasar ise diş çürüğü olarak isimlendirilmektedir. Dolgu Türleri Diş Renginde Olan Kompozit Dolgular: Kırık diş ve çürük diş tedavisi için gerçekleştirilen estetik diş uygulamaları için sıklıkla uygulanan kompozit dolgular dişin kendi renginde uygulanan dolgulardır. Diş yüzeyinin üzerine tabakalar halinde yerleştirilen kompozit dolgular her aşamanın uygulanmasında kullanılan özel bir ışık ile sertleştirilerek sağlamlaştırılır. Uygulamanın bu kadar çok tercih edilmesinin en önemli nedenleri hem estetik bir görünüm oluşturması hem de son derece ekonomik olmasıdır. Dolgunun dişe yapıştırılmasını sağlayan bonding adlı özel yapıştırıcı aynı zamanda diş yüzeyinde gereksiz kayıpların oluşmasını da engellemektedir. Kompozit dolgunun tek olumsuz yanı ise bu yapıştırıcının sertleşmesi esnasında milimetrik dahi olsa bazı büzülmelerin olabilmesidir. Bu nedenle porselen dolgular ile kıyaslandığında kompozit dolgunun ömrü daha kısa olabilmektedir. Yine kahve, çay ve sigara gibi yoğun miktarda boyayıcılar içeren maddelerin sıklıkla kullanımı kompozit dolguda diş rengi değişiklikleri yaşanmasına sebebiyet verebilmektedir. Kompozitİnley-Onlay Dolgu: Kompozit kullanılarak dişin alınan ölçüsüne göre özel olarak laboratuvar ortamında üretilen ve daha sonra dişe uygulanan özel dolgulardır. Tedavinin ilk aşamasında dişin çürüyen kısmı ya da kırık olan bölümü diş yüzeyinden tamamen temizlenir ve ardından bu bölümde açığa çıkan boşluk ölçümlenir. Bu boşluk üzerinden oluşturulan modelleme sonrasında ise dolgu hazırlanır. Elde edilen dolgu daha sonra kullanılan özel bir yapıştırıcı madde sayesinde diş yüzeyine tutturulur. Özelliklede kompozit dolgu uygulanmasına elverişli olmayan büyük boşluklar için uygundur ve ekonomik fiyatları için tercih edilir. Kompozit dolguya oranla daha sağlam olmakla beraber yine de porselen dolgu kadar sağlam bulunmamaktadır. Porselen İnley-Onley Dolgu: Laboratuvar ortamında özel olarak üretilen porselen dolgular hem estetik açıdan mükemmel hem de sağlamlık açısından son derece güçlü dolgular olarak öne çıkmaktadır. Kompozit dolgular ile kıyaslandığında uygulanan dişin yanlarında bulunan komşu dişler ile olan uyumu daha yüksektir. Diş yüzeyinde bulunan çürük kısım temizlendikten sonra ölçü özel olarak alınmakta ve bu ölçüye göre son teknolojik cihazlar kullanılarak mükemmel uyum ile porselen dolgu üretilmektedir. IPS İle Üretilen Porselen Dolgu Her Zaman Diş Dokusu İçin En Doğru Çözümdür. Bunun en önemli nedeni bu teknoloji ile üretilen dolgular için dişin sağlıklı dokusuna hiçbir müdahalede bulunulmamasıdır. Bu sayede minimum diş dokusu kaybı ile mümkün olan en sağlam tutuculuk elde edilmiş olur ve sıfır kenar sızıntısı ile kullanılabilir. Porselenin bir diğer önemli özelliği dişeti ile çok iyi bir uyum sağlaması ve dişin doğal sertlik ölçüsüne son derece yakın olmasıdır. Bu sayede hem kullanıma bağlı olarak kompozit dolgular gibi kendisi hızla aşınmayacağı gibi aynı zamanda dişi de aşındırma etkisi yoktur. Diş yüzeyinde kırık ya da çürük gibi nedenlere bağlı olarak büyük alanların kaybedilmesi halinde mutlaka bu yöntem tercih edilmelidir. Dişeti Dolgusu: Dişetine yakın bölümlerde diş çürüğü ya da aşınma gibi farklı nedenlere bağlı olarak yaşanan kayıplarda diş renginde üretilen özel dolgu yöntemidir.)

o Gülüş Tasarımı (Hollywood Smile)

GÜLÜŞ TASARIMI (Gülüş tasarımı (Hollywood Smile), bireyin aynaya baktığında veya güldüğünde kendini nasıl görmek istediği ile diş hekiminin, hekimlik, estetik ve sanatı birlikte uygulayarak, hastanın yaşı, yüz şekli, ten rengi, dudaklar, dişler, diş etleri ve çevre dokuların durumunu dikkate alarak bireye özel ideal gülüşü tasarlaması ve yaratmasıdır. Bugün için popüler kavramlardan bir tanesi Hollywood gülüşü olarak geçen beyaz, büyük dişlerdir. Estetik diş hekimliği ise yalnızca sıralı ve beyaz dişler demek değildir. Herkesin kendine has, kendine özgü bir gülüş stili vardır. Diş hekimi sadece form ve fonksiyona değil aynı zamanda hastanın kişilik özelliklerine, cinsiyetine, mesleğine ve hatta yaşam tarzına göre gülüşler tasarlamalıdır. Bu sebepten dolayı estetik diş hekimliğinde laminateveneer, diş beyazlatma, implant, porselen dolgu, gülüş tasarımı, kırmızı diş estetiği, tam seramik kuron, ortodonti ve sanal gülüş tasarımı gibi tedavi yöntemlerinden yararlanırlar. Bilimsel açıdan üstün bilgilere sahip olmak her zaman tek başına yeterli olmaz özellikle estetikle ilgili tedavilerde diş hekiminin tecrübesi ve öngörüsü de çok önemlidir. Diş hekimi, en nazik prosedürleri bile gerçekleştirebilecek sanatsal yeteneğe, yaratıcılığa ve teknik becerilere sahip olmalıdır. Bu anlamda diş estetiğindeki başarıda diş hekiminin teknik bilgisiyle sanatsal yeteneği çok önemlidir. Ayrıca diş estetiğinde ortaya çıkartılmak istenen sonucu eğer porselenlerle alacaksak bu durumda bir ekip işi ortaya çıkar ve yetenekli bir seramistin dokunuşları büyük önem kazanır. Gülüşün Önemi? Gülme, yüz kaslarının kasılması ile meydana gelen bir yüz ifadesidir. Sıcak ve güzel bir gülüş her dilde aynı anlama gelir. Gülümseme bulaşıcıdır. Gülüş, bireyin kendisine güven duygusunun ilk anahtarıdır. İçten gelen, etkileyici ve samimi bir gülüş, toplumda kişiler arası ilişkilerde kabul ettirici bir rol oynar. Gülümseme esnasında beyin endorfin salgılar. Bireyi rahatlatır. Bununla birlikte, birçok kişi rahat gülemez, gülme konusunda kendini sınırlar. Gülme ile diş ve diş etleri ön plana çıkar. Bireylerin, gülmekten kaçınmalarının en önemli nedeni, ağız ve diş sağlığı sorunları ile dişlerdeki renk, şekil ve kapanış bozukluklarıdır. Neden, Gülüş Tasarımı? Dişlerdeki renk, şekil ve kapanış bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere yol açabilmektedir. Günümüzde, diş hekimliği alanında kullanılan estetik ve restoratif amaçlı yeni malzemelerin gelişmesi, teknolojinin sunduğu olanakların diş hekimliği alanında uygulanması, pek çok, renk, şekil ve pozisyon bozukluklarının tedavisini mümkün hale getirmiştir.)